Wanted vs. Wanted - Aka: Hollywood uyarlamaları



Bölüm 2 – Yin ve Yang



İlk Bölümde Hollywood’un fazla üstüne gittik.
Arada bir de olsa saygı duyulacak uyarlamalar yapıyorlar, ama ortada ciddi bir enkaz yığını olduğu da kesin.
Hollywood uyarlama eser konusunda biraz yin ve yang gibidir. Yani dengeyi sağlamak için birbirinin karşıtı olmak zorundadır. 
Uyarlama filmlerde en şanslıları kitap uyarlamalarıdır. Genelde aslına sadık sağlam eserler çıkar. En şansız olanı da herkesin tahmin ettiği gibi oyun uyarlamalarıdır. Ortada sağlam denecek uyarlama neredeyse yoktur. Koca bir enkaz yığınıdır. Kitap uyarlamaları yin ise oyun uyarlamaları yang dır. Hollywood böylece dengeyi sağlar. (tabi ki amaç bu değil ama herkes Hollywood’un delirmediğini düşünmek ister)
Peki, kitap uyarlamalarının iyi olmasının oyun uyarlamalarının kötü olmasının sebebi nedir?


Bunun aslında çok ama çok basit bir cevabı vardır. Eser sahibinin kim olduğu.
Kitap uyarlamaları yazara aittir, bir kitabı yazmak yıllar sürer, yazar onu içine sinene kadar yayınlamaz, hatta kitap bittiği halde beğenmediyse yayınlamaz bile, kitapları onların çocuklarıdır ve onların en değerleri varlıklarıdır. Ve işin en güzel yanıysa Hollywood yapımcıları kitaplarını film yapmak istediklerinde yayıncıları ile değil bizzat kendileri ile görüşmek zorundadırlar. 

Çünkü kitapların sadece yayın hakkı yayıncı firmadadır, eserin diğer bütün hakları yazara aittir ve Hollywood yapımcıları burada çetin cevize çatmışlardır. Yıllarını verdikleri eserlerinin telef olduğunu görmek istemeyen yazarlar kolay kolay yapımcılara izin vermezler. İzin verdiklerinde ise öyle ağır şartlar vardır ki Hollywood senaryoya çok fazla müdahale edemezler. Sadece yazarın izni ile değişiklik yapabilirler.


Tabi bazı yazarlar vardır ki sadece para düşündükleri için eti senin kemiği benim diyerek kitaplarını yapımcılara verirler, onlar her yerde rastlanan sıradan örneklerdir.
Fakat Oyun uyarlamaları şanssız uyarlamalardır.

Çünkü Hollywood yapımcıları direk oyunun yapımcıları ile görüşürler. Zaten amacın para olduğu ve karşılıklı uyarlamaların yapılabildiği bir sektörde ayrıntıya fazla bakılmaz. Senin bir oyunun varmış ver bana filmini yapayım, benim de şu filmimi al sen de oyun yap diye karşılıklı alışveriş yapılır durur.

Ortaya çıkan sonuç katrina kasırgasını bile kıskandıracak bir enkaz yığınıdır.
Peki, oyun sektöründe paraya bu kadar aç olmayan yapımcılar hiç mi yok?
Nadir de olsa tabi ki var.


Mesela Valve kendi oyunları  için lisans vermez. Half-Life filmi için karbon zırhlı atlara binen süvarilerin olduğu senaryolar gelince siz oyunumuzu oynamadınız mı şeklinde tepkiler vermişlerdi.

Biraz da oyun uyarlamaları enkazlarını kurcalayalım değil mi? Bakalım nasıl hazineler çıkacak.

SUPER MARIO BROS.
Eveeet, ilk seferinde büyük hazineyi bulduk, Super Mario Bros. 
Nintendo’nun bu şaheseri ve aynı zamanda halen en çok satan serisi için yapılan ilk ve tek film.
Aslında çok büyük bütçe ile ve büyük umutlar ile çekilmiştir. Hatta film vizyona girmeden önce çocuklara izletilip beğenilmeyen sahneler tekrar çekilmiştir. Peki, ortaya nasıl bir film mi çıktı? 
Ortada dinozorların evrim geçirerek insana dönüşmüş olduğu bir dünyada geçiyor. Hatta oyunlardaki o meşhur kral kopa bile var. Ama evrimleştiği için insan olmuş işte :)
Neyse fazla uzatmayayım film iğrenç işte.
Enkazı birazcık daha kurcalayalım bakalımmmm. Hah işte büyük bir hazineye daha rastladık. 

BLOODRAYNE

Büyük usta UWE BOLL den bir şaheser. Hem de başrolde Kristanna Loken’ın oynadığı Bloodrayne filmi.
Film konusu hmmm şaka maka filmin konusu yok…
Bu filmi izleyen çok sevdiğim bir arkadaşım Bloodrayne den sonra söylediği “bu ne saçma bir film, konusu neydi ağabeycim bunun.” Sözü herhalde her şeyi özetler.


FARCRY

Crytek’in Crysis öncesi efsane olmalarını sağlayan ilk oyunları Farcry’ın film uyarlaması.
Bisikletçi kaskı takmış askerler bir adaya saldırıp orada gizli deney yapan askerleri öldürüyor. Hatta genetiği ile oynanmış ama tipi değişmemiş çok güçlü bir asker ile dövüşüyorlar. Anlatırken bile midem bulandı offff.
Kim çekti bu filmi???
Yine mi UWE BOLL…


ALONE IN THE DARK

Başrollerinde Christian Slater ile Tara Reid’in olduğu enfes bir korku filmi.
Konusu ııııııı birtane çocuk var bitane yaratık bunun peşinde bide hazine var insanlarda bunun peşinde.
Ne lan bu, kim yaptı lan bunu???
UWE BOLL YİNE Mİ SEN…
Olum bi düş yakamdan hasta mısın lan bu ne biçim film.

IN THE NAME OF THE KING: A DUNGEON OF THE SIEGE TALE

Jason Statham’ın oynadığı güzel bir aksiyon…Jason yaratıklara tekme tokat mı dalıyor yoksa bana mı öyle geldi???
UWE BOLL

POSTAL
Posterden de anlaşıldığı gibi yine bir şaheser ve yönetmen tabi ki UWE BOLL.
Enkazı araştırdıkça daha çok UWE BOLL ismini duyarsınız ve UWE BOLL den de adam gibi film görmeniz mümkün değildir.
İşin ilginç yanı ise çekildiği dönemlerde ünlü yıldızların bu filmlerde oynaması.
Buraya Ekstra bir not daha düşeyim, UWE BOLL World of Warcraft’ın filmini yapmak için oyunun yapımcısı Blizzard’ın kapısını çalmıştır ve kendilerinden gayet güzel bir şekilde, “WoW’u film yapmayı düşünüyoruz ama seninle asla” cevabını almıştır. Bu da sorumlu yapımcılık örneği olarak not düşülebilir.
Görüldüğü gibi oyun yapımcılarının senaryo ile değil de kendilerine gelen çekin üstündeki rakamla ilgilendikleri açıkça belli oluyor.
Bu da her ne kadar korsana hayır diye bağırıp oyunlarına ve emeklerine sahip çıktıkları düşüncesi yaratsa da olayın tamamen maddiyat da olduğunu ve oyunlarını umursamadıklarını gösteriyor.
Bu da oyun uyarlamalarının kötü olmasının başlıca sebebidir.
Fakat Hollywood’un hesaba katmadığı bir şey var, o da bu kadar kötü işler çıkarsa oyun uyarlamalarının bir süre sonra yapılamayacak olması.
WoW, Halo, MGS vs. gibi ciddi projeler çok ama çok uzun zamandır rafta öylece duruyor, yapımcılar oyun uyarlamalarının kötü şöhreti yüzünden yapmaya cesaret edemiyorlar. Ubisoft gibi bazı firmalarda, Marvel Comics’in izinden gidip artık kendi yapım şirketlerini kurmaya başladılar.

Kısaca Hollywood kendi ayağını kesmiş oldu.


-Glint-
Share on Google Plus