Wanted vs. Wanted - A.K.A. Hollywood Uyarlamaları



Bölüm 1 – Uyarlama mı, o da ne?

Wesley tam bir eziktir, iş yerinde amiri tarafından durmadan aşağılanır, kız arkadaşı onu en yakın arkadaşı ile aldatmaktadır. Bütün hayatı süpermarket de alışveriş yaparken Fox’un yanına gelip babasının öldüğünü ve mirasının ona kaldığını söylemesi ile değişir.

Mirasını almanın tek yolu vardır babasını örgüt deki yerine geçmek. Wesley Fox’a neden bahsettiğini sorduğunda ise Fox silahını çıkarıp süpermarketteki herkesi taramaya başlar.

Uzun zaman önce dünya üzerinde süper kahramanlar gerçekten vardı. Tabi, süper kahramanların karşısında süper kötüler de. Ama çizgi romanlardakinin aksine savaşı süper kötüler kazandı ve dünyayı ele geçirdiler. İnsanların direniş göstermemesi için de bu olayların hiç hatırlamamalarını sağlayan bir zihin kontrol cihazı çalıştırıp insanların süper güçlerin olmadığına inandıkları bir dünya yarattılar.

Bir dakika, Wanted filmi böyle değildi galiba???




Aslında benim anlattığım Wanted’ın çizgi romanıydı, filmi ile ortak noktası görüldüğü gibi sadece ilk paragraftı o da filmin 2-3 dakikasına denk geliyor.

Hollywood’un çok güzel bir huyu var, eğer ortada güzel ve belli bir hayran kitlesi olan bir eser varsa satamadıkları bir filmi çok tutulan ve bolca hayranı olan bir çizgi roman’ın içine monte ediyorlar.
Hollywood’un konu sıkıntısı çektiği bu zamanda gerçek bir konusu olan böyle bir Çizgi Romanın, Kitabın, Video Oyununun vs. konusunun kullanılmayıp da, video filmi dediğimiz sadece DvD/Blu-Ray gibi dijital platformlarda gördüğümüz sürekli kullanılan klişe bir konuya sahip basit bir aksiyon filmine çevrilmesi, hem filmin hayranlarına bir hakarettir hem de izleyiciye saygısızlıktır.
Peki, Hollywood bunu neden yapıyor?

Hollywood Çizgi Romanlara, Kitaplara, Oyunlara bu kadar mı düşman?
Yoksa aralarında bir iç savaş mı var?
Tabi ki o kadar aşırı değil, ortada bir düşmanlık ya da çekememezlik yok, her şeyin bir satış stratejisi olduğunu unutmamak gerek.
Her şeye baştan başlarsak bir film uyarlamasının (Çizgi Roman, Kitap vs.’lerin filme çevrilmesi) vizyona girmesi için önce izleyici kitlesinin olması gerekir.
Film uyarlamalarında 2 tip izleyici vardır;
1-      Yazılı eserin hayranları
2-      Yazılı eser hakkında film afişindeki “Best Seller” yazısı dışında hiçbir bilgisi olmayanlar.

İlk kitle her zaman filmi izlemeye hazırdır ama yapımcılar için yeterli bir kitle değildir, asıl önemli olan ikinci kitledir ve ikinci kitle zorludur.
Bu konuda Hollywood’un şöyle bir düşüncesi vardır;
“Uyarlanacak eseri okumayanlar ya da oynamayanlar uçuk kaçık bir film değil gerçekçi bir aksiyon filmi istiyorlar. Onları da sinemaya çekmemiz lazım. Bunun için çok tutulan oyuncuları ve bolca patlamalı sahne koyarsak filmin satılmaması gibi bir sebep yoktur.”
Ve genelde haklıdırlar da.











Sonuç olarak da film vizyona girdiğinde hayranları ellerinde patlamış mısırları ile sinemaya koşar, film başlar 3. dakikadan itibaren “n’oluyo lan, biz herhalde yanlış salona girdik, bu bizim Wanted değil. Nasıl çıkıcaz salondan.” fısıltıları başlar. Ama artık iş işten geçmiştir.
Diğer ekip ise yani filme asıl çekilmek istenen ekip ise ellerinde patlamış mısırları ile içinde dokumacılar isminde gizli bir örgütün olduğu, babasının intikamını almak için kötü adamlar ile savaşan Wesley’nin olduğu Wanted ismin de bol aksiyonlu bir film izlemektedirler.


Filmden çıkınca vay be şahane filmdi diye yapımcıları kutlarken patlamış mısırlarına dokunamamış, boyunları bükük bir köşelerde saklanarak ilerleyen Wanted hayranları ağızlarını açıp da Çizgi Roman’ı mahvetmişler diyemeden (-ki dedikleri an ‘sizler de çok biliyorsunuz, adamlar ne yaparlarsa yapsınlar size yaranamazlar daha ne istiyorsunuz’ diye kendilerinin aşağılanacaklarını bildikleri için) sessizce sinemadan uzaklaşırlar. Üstelik onların yerini Wanted’ı hiç okumamış sahte uzmanlar türemiştir bile, Çizgi Romanın filme nerdeyse bire bir yansıdığını falanca sahnenin çizgi romandakinin aynısı olduğunu bağıra çağıra söylemektedirler.
Ama bilmedikleri şeyse;
Ortada dokumacılar adında bir topluluk yoktur.
Wesley iyi bir adam değildir, zaten Çizgi Roman da bir tek iyi karakter bile yoktur çünkü yaşadıkları dünya sadece kötülerin yönettiği bir dünyadır.
Wesley’nin babasının peşinde olan kimse yoktur, babası oğlunun milletin tartakladığı hiç kimseye sesini çıkaramayan ana kuzusu biri olduğunu görmüştür ve oğlunun gerçek bir erkek olabilmesi için böyle bir plan yapmıştır.

Yani ortada ilk ekibe hakaret edilen ikinci ekibin ise gerçekten kaçırdığı mükemmel bir eser vardır.
Tek örnek Wanted Değil tabi ki, mesela Suretler çizgi romanından uyarlanan ve ne olduğunu dahi anlamadığım bir film mevcut, bunun gibi onlarca örnek verilebilir.
Tabi ki çizgi roman’ı bire bir filme uyarlamak yerine çizgi romandan beslenilmelidir, bu hikayeye zenginlik katar, ama siz gidip de asıl çizgi roman’ı tamamen yok sayarak bir film yaparsanız bu okuyucunun tepkisini çeker ve size ‘o zaman niye çizgi romanın haklarını satın aldın?’ diye bir soru yöneltmesine sebep olursunuz.
Buna cevap olarak Hollywood kendini gerçekçilik adı altında savunup durur. Ama şu da var ki uçuk kaçık karakterlerin olduğu Avengers filmi dünyanın en çok izlenen 3. Filmi oluyorsa, fantastik bir dünyada çizgi romanvari karakterlerin olduğu bir film olan Avatar dünyanın en çok izlenen filmi oluyorsa demek ki seyirci gerçekçiliği umursamıyor.

Bu da Hollywood seyircinin istediğini veremiyor demektir.

---Devam edecek---

-Glint-
Share on Google Plus