YARATICI OLMAK YA DA OLMAMAK / A.K.A. Copy-to Paste



Wanda Maksimoff’u ararlarken beyaz bir ışık belirir ve bütün Artifacts sahiplerini içini alır, Barry Allen yatağından soluk soluğa uyanır, gördüğü manzara karşısında küçük dilini yutmuştur. Bu dünya kendi dünyası değildir. Wolverine bunun nasıl mümkün olduğunu anlamaya çalışır, görünen o ki biri bütün gerçekliği değiştirmiştir.

Evet hikayeler birbirine ne kadar güzel oturdu dimi J

Bunlara şaşılmamak gerekir, genelde çok satan bir hikaye varsa yaratıcı çizgi roman yapımcıları o konuyu üşenmeden alıp diğer kahramanlara da yada başka evrenlere de monte ederler.

Hemen yukarıdaki örnekten başlayalım,











House of M, Artifacts ve Flash Noktası eventleri birbirini çok güzel bir şekilde tamamlarlar. Dikkatli incelendiğinde üçünün de hikayesi aynıdır. Hatta hikayenin işleyişi bile aynıdır denebilir. Tabi burada açılışı en geniş tutan yanılmıyorsam Artifacts serisiydi, konunun geri kalanı halen devam etmekte.

Yapımcılar buna her ne kadar esinlenme dese de ortada esinlenmeden de öte bir tür hikaye alışverişi de görebiliriz.

Acaba neden böyle oluyor?

Eskiden okuyucuların önüne ne koysan giderdi. Süper Kahramanımız Süper Kötü ile karşılaşır, süper kötü bunu yerden yere vurur, gücünü toplayan süper kahramanımız son bir yumruk atarak süper kötünün işini bitirir, herkes sevinç çığlıkları atar ve The End.


Tabi okuyucu artık bu numaraları yemiyor, artık daha sağlam ve deliksiz senaryolar istiyor. Bunu yapmak da pek kolay değil, bu nedenle piyasada denenip çok tutulan bir senaryoyu alıp oradaki kahraman her kimse mesela Superman’in yerinde Spider-man olsa ne olurdu mantığı ile kendi evrenlerine adapte etmek daha kolay oluyor.

Hemen bir örnek verelim, mesela Superman’i gidip öldürürseniz o kadar büyük bir etki ve duygusallık yaratır ki yayıncılar bu senaryoyu hemen kendi evrenlerine ya da superman’in evrenin deki diğer kahramanlara da uyarlamaya başlarlar, o zaman da ortalık sanki dut ağacını sallamışsınız gibi patır patır aşağı düşmeye başlayan süper kahramanlarla dolup taşar.

Sonra da;

-          Üüüüü Superman öldü!!!!
-          Evet ya Spider-man de öldü Üüüüüü!!!
-          Green Lantern de öldüydü zaten. Wonder Woman da 2 gün önce öldüydü Üüüüüü!!??
-          Captan America da 2 kez öldü yazık lan adama Üüüüüüü!?????
-          Kimse Kalmadı lan Üüüüü?!!?!?!?!

Diye dolaşan çizgi romanlardan geçilmez.

“Ama üzülmeyin meğerse superman ölmemiş, zaten o ölümsüzmüş, aslında ölü gibin bişeymiş ama ölü de değilmiş???????” dediğiniz an muhabbet bir anda;

-          SUPERMAN YAŞIYOR ULAYNNNNN!!!!!
-          Spider-man de ölmemiş hatta daha güçlü geldi oleyyyyyyy!!!!!
-          Green Lantern de parallax ile birleşmiş o da yaşıyormuş, Wonder Woman da ölümden dönünce tayt giymeye başladı, ölüm yaramış kıza çok karizma olmuş!!!!
-          Captan America da canlandı sonra 3 kez daha öldü, olsun bir daha canlanır OLEYYYY!!!!

Şeklinde olmaya başlar. Kısaca öykü orijinalliğini kaybeder ve ortaya duygusallığı olmayan bu tuhaf durum çıkar.



Ölüm olayı ile ilgili aklıma En Karanlık Gece deki Süper Kahramanların konuştukları Flash sen öldüğünde şöyle oldu, ben öldüğümde şu oldu, ele geçirilenler ölüp dirilen kahramanlar vs. gibi mide bulandırıcı bir konuşma yer almıştı. Yani bu ölüm mevzusu son derece sömürülmüştür ki artık okuyucuya bıkkınlık gelmiştir.

Gerçi bir süper kahramanı öldürmek yerine evlendirirseniz de ortalık belediyenin toplu nikah törenine döner.

-          Spider-man ve M.J. Yılın Düğünü
-          Süperman Evleniyor Düğüne Davetlisiniz
-          Captan America öldü.

 


Yani pek bir şey değişmez.

Esinlenmeler, fikir alışverişleri, hikaye benzerlikleri ya da her ne derseniz deyin ortada bir yaratıcılık eksikliği mevcuttur.

Tabi ki esinlenme her zaman olabilir ama bunlar ufak tefek gönderme şeklinde kalmalıdır ki okuyucu bunu gördüğü zaman yüzünde bir tebessüm oluşsun. Diğer türlü kopyala yapıştır hikayeler sadece kahraman versiyonları şeklinde anılır.

-Glint-
Share on Google Plus