Röportaj: Stan "Adamın Dibi" Lee


AMERİKAN ÇİZGİ ROMAN’ININ BABASI VE İYİ BİR KOCA


Stan Lee yalnızca Örümcek Adam’ın, Fantastik Dörtlü’nün, İnanılmaz Hulk’ın, X-Men’in, Demir Adam’ın ve elbetteki sayısız diğer muhteşem karakterin yaratıcısı değil; ayrıca gerçek bir Amerikan efsanesi. Karakter yaratma yetisi, takım çalışması ruhu, yaratıcı dehası onun etkileyici ve tükenmez kariyerinin yalnızca birkaç temelinden bazıları. İşte sizlere, Marvel’ın maskesi ardındaki adamın gerçek yüzü. Ve aslına bakarsanız, bu adam bugün bizim için en büyük süper kahraman oluyor.


Soru: Yıl olmuş 2012. Amerika’da her sokağın başında Demir Adam ya da X-Men tişörtlü çocuklar görmek mümkün. Hele ki Cadılar Bayramında ortalık kahramandan geçilmiyor. Sizce 50 yıl önce yarattığınız karakterlerin günümüz gençliğine hitap edebilmesinin asıl nedeni nedir?
Stan: Sanırım bu karakterleri mümkün olduğunca makul ve insancıl yaratmamızdan kaynaklanıyor. O muhteşem güçlerinin yanında, kişisel hayatlarını ve problemlerini olabildiğince gerçekçi ve ilginç kılmaya çalıştık. Biz bu işe başlarken, okuyucunun birlikte zaman geçirip onu daha yakından tanımak isteyeceği kadar gerçekçi karakterler yarattık.

Soru: Eğer Marvel dünyasındaki tüm kahramanlar ortadan kaybolsaydı ve bunlardan yalnızca birini geri getirebilecek olsaydınız, hem insanlık adına hem de sizin kendi keyfinizce kimi getirmeyi uygun görürdünüz?
Stan: Sanırım bu Demir Adam olurdu. Tony Stark’ın serveti, yaratıcı dehası ve akıl almaz zırhı… Bu üçünün birleşiminin hangi evrende olursa olsun yapamayacağı şey yok.

Soru: Modern bir Amerikan mitolojisi yarattınız. Peki bu mitolojiden sırada hangi karakteri beyaz perdede görmek istersiniz?
Stan: Kesinlikle Kara Panter.

Soru: Biyografik filminiz ‘’Büyük Güç ile birlikte: Stan Lee’’de, birlikte çalıştığınız çizerler olmasaydı bugün yarattığınız karakterlerin bu noktaya gelemeyeceğini, bunun bir ekip işi olduğunu söylemiştiniz. Eğer bugün birlikte bir iş yapmaya karar verecek olsanız, kimi seçerdiniz?


Stan: Sanıyorum Jack Kirby ilk seçimim olurdu. Herhangi basit bir konsepti alıp kâğıt üzerinde harika bir kurguya dönüştürebilme kabiliyeti büyüleyici. Hatta en dramatik sahneleri öyle güzel tasvir ediyor ki, bence Jack harika bir yönetmen olurdu.

Soru: ‘’Acayip eğleniyorum, sakın emekli ederek beni cezalandırmayın!’’ şeklinde bir sözünüz de var. Peki yeni şirketiniz POW Girişimcilik ile ne gibi planlarınız var?
Stan: Giriştiğimiz her yeni proje aslında bizim için başka bir macera. Aklımızda birkaç film ve birkaç Tv dizisi fikri var. Ayrıca bir de canlı şov düşünüyoruz. Ayrıca her tür dijital medya olayına da el atıyoruz ki yakında bunu çizgi romanlara da yansıtacağız.

Soru: Tabletler ya da akıllı telefonlar ile gelişen dijital medyacılığın çizgi roman okuma kültürünü nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?


Stan: Basılmış çizgi roman okumanın keyfi hiçbir şeye değişilmez. Tabi yaşadığımız dijital çağ sayesinde, bugün çizgi romanın keyfini çıkarmanın birçok yolu var. Elbette dijital yayınların beraberinde getirdiği birçok eklenti de var. (Not: bizim ülkemizde onlar yok. Örneğin, akıllı telefon ve tabletlerde MARVEL AR adlı bir uygulama ile çizgi roman içerisinde karşılaştığınız kodları okutarak o sahnenin üç boyutlu görseline ulaşabiliyorsunuz. Ancak sağ olsun MARVEL ki bu uygulama ülkemizde desteklenmiyor…) Ne olursa olsun; bir hikâyeyi okurken kendinizi kaptırmanın, kahramanın başına sonrasında ne geleceğini merak etmenin zevki asla tükenmeyecek. İnsanlar daha yüzyıllar boyunca okuyacak.

Soru: Bir koca olmak yaratıcılığınızı nasıl etkiliyor peki?
Stan: Aslında karakterlerime olan bakış açımda oldukça büyük bir perspektife sahip olmamı sağladı. Kötü olması zaten imkânsız. Çünkü bir yazarın başından geçen her deneyim, yazdığı her şeyi mutlaka etkileyecektir.

Soru: Peki eşiniz, Joan; şimdiye dek karakterlerinizden herhangi birine ilham oldu mu?
Stan: Bundan daha iyisini yaptı. Benim ilham perim oldu. Hayatımın büyük bir kısmını öylesine güzel, yetenekli ve zeki bir kadınla geçirdim ki kendimi gelişmiş hissediyorum. Ve hala da gelişiyorum. Özellikle de ikili ilişkiler ve kadınların doğası hakkında inanılmaz bir kaynağa sahibim ki bu da bir yazar için çok şey demektir.

Soru: Peki iş dışında sizi nerede bulmak mümkün?
Stan: Joan ile birlikte evde, küçük değerli anlar yaşarken.

Soru: Bir favori filminiz var mı?
Stan: Evlat, bunun için öyle uzun bir listem var ki, ömrün yetmez. Her türden, iyi filmi severim. Bizdekilerden ise, Örümcek Adamları sayabiliriz.

Soru: Sizi tekrar bir çocuk gibi hissettirebilecek şey nedir?
Stan: Tekrar mı dedin? Ben hiçbir zaman içimdeki o çocuksu ruhu kaybetmedim ki.


Share on Google Plus