YEDİ DENİZLERE NAM SALDIK!!!



Yazının başlığının esprisi bir yana. Son zamanlarda birçoğumuz ‘’Siz korsansınız yani?!’’ tepkisi ile karşılaşır oldu. Takipçilerimizin birçoğunun yanı sıra yakınlarımızın da böyle düşünmesi sonucu biraz üzüldük. En sonunda ‘’Biz korsan mıyız yoksa acaba?’’ diye kendimizi şizofren bir halde sorgularken bulduk. Ve hepinize, hepimize yaptığımız şeyin korsan olmadığını anlatmaya karar verdik. Haydi şunu bir kere yapıp adam gibi yapalım:


Öncelikle ‘’Korsancılık’’ suçunun bir tanımını yaparak kavramın ne olduğunu bir anlayalım: ‘’Başkasının üretimi ya da emeği olan bir ürünün kazanç sağlamak amacı ile kopyalanması ve satılması korsancılıktır.’’ Bizi ilgilendiren yayıncılık alanına bakacak olursak da: ‘’ Yayıncılık alanında korsan yayın, bir eserin, sahibinden ve basım haklarını devrettiği yayınevinden izinsiz olarak çoğaltılmasıdır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki düzenlemelere göre “Kamu Hukuku” alanında değerlendirilmiştir.’’

Şimdi, bu suçun ne olduğunu ve ne anlama geldiğini bildiğimize göre, yaptığımız işe bir göz atalım diyorum:
Bizler tesadüfî bir şekilde birbirini bulmuş, dostluk kurmuş ve bu dostluğu pekiştirmek için de en büyük tutkumuz olan çizgi roman kültürünü araç olarak kullanmakta olan insanlarız. Daha büyük bir arzumuz, amacımız var ise; o da böyle bir kültürden, böyle bir sanat akımından haberdar dahi olmayan yahut buna karşı önyargıları olan insanları kazanıp onlara çizgi roman’ın cazibesini, albenisini tanıtmaktır. Sözün özü, biz bu işi yaparken her zaman sevdiğimiz için yaptık ve bugüne kadar kimseden herhangi bir ücret talep etmedik. Velhasıl, maddi bir kazancımız olmamakla birlikte çoğu zaman futbol sever biri gibi ya da bir motor sporları tutkunu gibi kendimizden ya da çevremize karşı olan sorumluluklarımızdan ödün verdik.

Dolayısı ile bu işten hiçbir çıkarımız yok…

Eser sahibinden ya da yayın şirketinden izin alınmaması kısmına gelelim. Öncelikli olarak düşünmemiz gereken şey, bu işi yapan ilk kimselerin bizim olmadığımızdır. Bugün Avrupa’da bile, Amerikan çizgi roman şirketleri tam kapasite ile faaliyet vermemektedir. Dolayısı ile Avrupa’da İspanya, İtalya, Portekiz, Slovakya; Asya’da Hindistan, Moğolistan gibi ülkeler çoktan bünyelerinde çeviri grupları bulundurmaktalardır. Şirketlerin hepsinin de bu durumdan haberleri vardır. Hatta ‘’Şu an için başka ülkelerde altyapı oluşturma gibi bir planımız yok. Her yere de yetişemeyiz. Bu durumda hayranlar başlarının çaresine bakmanın bir yolunu bulmuş gibi. Bizim buna bir itirazımız yok.’’ Diyen Marvel yapılan işin naifliğini, içtenliğini fark etmiştir.

Şekil 1: Basılacağının sadece
 dedikodusunu duymamıza 
rağmen kaldırdığımız en özenli 
işlerimizden biri.
Dolayısı ile kimsenin arkasından iş çevirmiyoruz…

Ülkemizde herhangi bir çizgi roman şirketinin ofisi bulunmasa da, yeri geldiğinde bazı yayınevleri telif haklarını satın aldıkları karakter/öyküleri yayınlama haklarına sahip oluyorlar. Eğer böyle bir durumda yayınevinin basım/yayım haklarını satın aldığı öykü bizim listemizde bulunuyorsa, biz onu derhal kendi listemizden çıkartıyoruz. Bizim burada yaptığımız şey her ne kadar sevgi içerse de kimseye zarar vermeye hakkımız yok. Bunu önlemek için de daima yayın evleri ile iletişim halindeyiz. Bize yayınlayacaklarını söyledikleri öykülere girmiyor, eğer yayınlamışsak da derhal kaldırıyoruz.

Çünkü biz, emeğe saygı gösteriyoruz…


Ha o zaman diyeceksiniz ki ‘’Sizin yaptığınız iş ne peki?’’ Biz diyoruz ki, buna iş demek bile hakarettir. Bu içerisinde tutku barındıran bir hobidir. Buna ‘’Sanal Yayıncılık’’ da desek, ‘’Amatör Çevirmenlik’’ de desek, bu gerçek asla değişmez. Her ne kadar çoğu yayın evinden planlı, programlı ve daha kaliteli işler yapsak da, bu yalnızca bizlerin tutkusunun büyüklüğünü kanıtlar.


Eksik bıraktığım noktalar var mı bilemiyorum. Ancak zaten yazıyı sıkılmanızı sağlayacak kadar uzattım. Aklınıza takılan bir soru olursa, nezaketinizi yitirmediğiniz sürece çekinmeden sorabilirsiniz. Sonuçta biz burada sizler için varız. Türk halkı için. Sizlere, bizlere Çizgi Roman’ın ne demek olduğunu anlatmak için.
Bizimle kalın, çizgiyle kalın.

-TopFury-


Share on Google Plus